Araştırmacılar Yeni Bir Birleştirici Travma Sonrası Stres Bozukluğu Teorisi Öneriyor


Neuron dergisinde yayımlanan Perspective makalesinde, Michigan Sağlık Okulu Üniversitesi’ndeki iki profesör, o andaki bağlamı kavrayıştaki yetersizliğin, bozukluk üzerinde büyük bir rol oynadığı yönünde tramva sonrası stres bozukluğu (TSSB) hakkında yeni bir teori sunuyor.

Araştırmacılar yeni teorinin güncel ve çeşitli TSSB modellerini birleştirdiğine inanıyor. Ayrıca, teorinin ilgi uyandıracağını umuyorlar ve diğer araştırmacıları bu alanı test etmeye davet ediyorlar. Makalede, uzmanlar TSSB’si olan insanların, karşılaşıldığında, bağlama bağlı olarak belirli bir uyaranın farklı yanıtlar gerektirebileceği esas beyin fonksiyonu olan bağlam işlemesinin bozulmuş olmasından muzdarip olduğunu açıklıyorlar. Doğru bağlamı bilmek, bizim güncel karşılaşma karşısında ‘doğru’ duygusal ve fiziksel tepkiye başvurmamızı sağlıyor. Örneğin, hayvanat bahçesinde görülen dağ aslanı saldırma veya geri çekilme tepkisi garanti edemezken aynı aslan, beklenmedik bir şekilde, evinizin arka bahçesinde o tepkiyi verebilir. TSSB’li bir insan için, daha önce deneyimledikleri bir gürültü veya belirli bir koku gibi travmayla bağlantılı olan bir uyarıcı, bağlam çok fazla güvenli olduğunda bile korku tepkisini tetikliyor. Bu yüzden, kapı vurmasının yumuşak sesi veya ocağın üstündeki yanan yemeğin kokusu, önceki korkutucu durum gibi aynı korku tepkisini ortaya çıkarabilir.

Bağlam işleme, hipokampüs olarak adlandırılan bir beyin bölgesini ve bu bölgenin prefrontal korteks ve amigdala ile bağlantısını içerir. Araştırma, TSSB hastası olan insanların bu beyin alanlarının bozulmuş olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, kendi teorilerinin, bu bağlantıdaki bozulmanın bağlam işleme sürecini nasıl engellediğini göstrerek geniş çapta kanıtı birliştirebileceğini ve teorilerinin, TSSB belirtilerinin ve biyolojisinin birçoğunu açıklayabileceğini umuyorlar. “U-M’de psikiyatri profesörü ve VA Ann Arbor Sağlık-hizmetleri Sistemi’nde TSSB’si olan gazileri tedavi eden bir araştırmacı olan Israel Liberzon, M.D., “TSSB hakkında, insan hastalarla ve hayvan modelleriyle yapılan çalışmalardan elde edilen bütün bilgileri bir düzene koymayı umuyoruz.” dedi. “Ruh sağlığı araştırmasındaki kadar yaygın olmaması gereken, test edilebilen bir hipotez oluşturmayı umuyoruz. Eğer bu hipotezin doğruluğu kanıtlanırsa, belki de temel patofizyolojik süreçleri çözebiliriz ve daha iyi tedaviler önerebiliriz.”

Araştırmacılar, belirli bir problemin, şu andaki hiçbir TSSB modelinin, rahatsızlıkta görülen çeşitli belirtileri ve karmaşık nöro-biyolojik değişimleri yeterince açıklayamaması olduğunu söylüyorlar. Örneğin, ilk TSSB modeli, anormal korku öğrenme temellidir. Bu, tehditlere ve güvenli çevrelere tepki vermeye odaklanan beynin ‘savaş ya da kaç’ merkezi olan amigdalada oluşur. Bu model, korku koşullanması, korku sönümlemesi ve korku genellemesindeki çalışmalardan meydana gelir. Tehdit algısını abartan ikinci model, çevredeki hangi sinyallerin göze çarptığını ya da hangi sinyallere dikkat vermenin önemli olduğunu hesaplayan beyin bölgelerinde temellenir. Bu model, algılanan tehditlere karşı olan dikkat ve orantısız tepkilere odaklanır. Yürütme görevini ve duyguları düzenlemeyi içeren üçüncü model, çoğunlukla, duyguları kontrolde tutmak ve görevleri planlayıp değiştirmek için beynin merkezi olan prefrontal kortekste temellenir. Liberzon, sadece bu teorilerin desteklediği kanıta bakarak, araştırmacıların ‘sokak lambası altında araştırma yaptıklarını’ söylüyor. “Fakat, eğer bütün hepsine bağlam işleme bozukluğu ışığında bakarsak, neden farklı konuların farklı kavramlara sahip olduğunu açıklayabiliriz. Karşılıklı olarak birbirlerinden bağımsız değiller.”

Liberzon, esas husus hakkında şöyle diyor: “Bağlam, çevreniz hakkındaki tek bilgi değildir; içinde bulunduğunuz şartlar için doğru duyguyu ve hatıraları yerinden çıkarıyor.” Bağlam işlemedeki bir bozukluk TSSB’si olan hastaların çevrelerindeki dünyadan kopmalarına sebep olabilir, o andaki bağlamlarına uydurmak için tepkilerini şekillendirmekte zorlanırlar. Bunun yerine, beyinleri, her durum için, her zaman tehlike bekleyecek şekilde bir ‘içselleştirilmiş bağlam’ oluşturur.

Araştırmacılar, öncelikle, hem genetik hem de yaşam deneyimleri sonucunda beyinde gelişen bu tip bir bozukluğun, TSSB’ye ilişkin bir hasar görebilirlik oluşturduğunu söylüyorlar. Travmadan sonra, hassas bir insan, dikkat artımı, uykusuzluk, davetsiz düşünce ve hayaller, uygun olmayan duygusal ve fiziksel taşkınlıklar semptomlarını geliştirebilir.


Çeviren: Burcu Güneş


Kaynak
  • University of Michigan Health System
  • http://psychcentral.com/news/2016/10/08/researchers-propose-new-unifying-ptsd-theory/110910.html

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.