Psikologlar, Ergenlerde Uyku Yoksunluğunun Uzun Dönemde Korkutucu Etkileri Olduğunu Söylüyor


Çocuklara uyku hijyenini öğretmek, suç oranını azaltmanın kolay bir yolu olabilir.

Güncel suç oranlarını geçmiş yıllara göre kıyaslayan insanlar, bugünkü oranların daha düşük olması gerektiği konusunda hemfikir. Yeni araştırmalar bunu sağlamanın nispeten kolay bir yoluna dikkat çekiyor: Ergenlerin daha fazla uyumasına yardımcı olmak!

Araştırmacılar, gün ortasında uykulu hisseden ve kesin bir şekilde uyku mahmurluğu semptomları gösteren 14 yaşındaki ergenlerin, daha az mahmurluk semptomları gösteren ergenlerden 4,5 kat daha fazla suç işlemeye meyilli olduklarını ortaya çıkardı.

Bu, bir ergen sadece gün ortasında uykulu hissediyor diye bir suçlu haline gelecek anlamına gelmiyor. Pennsylvania Üniversitesi’nde kriminoloji, psikiyatri ve psikoloji profesörü olan Adrian Raine, ergenlerin daha fazla uyumasına yardımcı olmanın onları, başlarını belaya sokacak davranışlardan uzak tutacağını söylüyor. Raine, The Huffington Post ile yaptığı röportajda, “Gençlere ne kadar zinde ve ne kadar uykulu oldukları hakkında sorduğumuz basit bir soru bize hangisinin ileride suç işlemeye daha yatkın olacağı hakkında bilgi verebilir.” açıklamasında bulundu. Önceki araştırmalar çocuklarda, kuralları çiğnemek, ebeveynleri ve öğretmenleri dinlememek, küfür etmek, kavga etmek gibi antisosyal davranışlar ve uyku problemleri arasında bir bağlantı olduğunu ortaya çıkardı (Antisosyal davranışlara neden olan faktör, uyku problemleri). Kavgacı ve söz dinlemeyen çocukların, yetişkin olduklarında suç faaliyetleri göstermeye daha yatkın oldukları hakkında pek çok araştırma var.

Raine’e göre, antisosyal olmak mı çocukta uyku problemlerine yol açıyor, yoksa uyku problemleri mi çocuğun antisosyal olmasına ve büyüdüğünde daha şiddet dolu olmasına neden oluyor, bunu asla bilemeyiz. The Journal of Child Psychology and Psychiatry tarafından yayımlanan yeni bir çalışma uyku problemlerinin asıl problem olduğunu öne sürüyor. “Belki de riskte olan çocuklara basit bir uyku hijyeni eğitimi vermek, gelecekteki suç oranı istatistiklerini biraz da olsa çökertebilir” diyor Raine.

Biyoloji, Uyku Sersemliği ve Suç

Raine ve meslektaşları İngiltere’deki 3 farklı okuldan seçtikleri 101 adet 15 yaşındaki erkek çocuktan veri topladı. Bütün çocuklar ne kadar uykulu olduklarını puanladılar. Araştırmacılar ayrıca çocukların beyin dalgalarını ve terleme değerlerini ölçtüler. Bu değerler, kulaklıklardan çalınan çeşitli tonlara göre ölçüldü (araştırmacıların bir insanın dikkat seviyesini ölçmek için kullandığı bir fiziksel gösterge). Buna ek olarak, çocukların en az 2 uzun zamanlı öğretmeninden yıkıcılık, küfretme, söz dinlememe ve kavga etme davranışlarını puanlayacak bir ölçekle, çocukların davranışlarını değerlendirmelerini istendi. Önceki araştırmalar, yeteri kadar uyumamanın beynin dikkati kontrol eden ve duyguları düzenleyen kısımlarını zayıflattığını belirtiyor, bu da neden uykulu gençlerin ileride suç içeren aktivitelerde bulunmaya meyilli oldukları için olası bir açıklama.

Bu veriler 1978-1979 yılları arasında çocukların kötü davranışlarında ve ileride bir suçlu olmalarında, belirli psikolojik özelliklerin rol oynayıp oynamadığını araştıran bir çalışmadan alındı. 14 yıl sonra, 1993’te, araştırmacılar sabıka kayıtlarını inceledi. Üzerinde araştırma yapılan çocuklardan araştırma yapıldığı sırada 15-29 yaş arasında olanlardan 17’sinin şiddet suçundan veya özel mülk suçlarından hüküm giydiği verisine ulaştılar. Kötü davranışları ve uyku problemlerini birbirine bağlayan araştırmalar Raine’e eski verileri incelemesi ve uykulu çocukların bir suçlu haline gelmesinin daha muhtemel olup olmadığı hakkında araştırma yapması konusunda ilham verdi.

Öğleden sonraları en yüksek düzeyde uykulu olduğunu belirten çocukların 29 yaşına geldiğinde sabıka kaydı olması olasılığı en düşük düzeyde uykulu olduğunu belirten çocuklardan 4,5 kat daha fazla.

“Gün içinde uyku sersemliğine yol açan uyku problemlerinin, suç işlemede bir risk faktörü olduğu görünüyor.” diyor Raine.

Önceki araştırmalar, uyku yoksunluğunun prefrontal korteks in (beynin gözlerin üzerinde, alnın hemen arkasında bulunan kısmı) aktivitesini kısıtladığını ileri sürüyor. Beynin bu bölümü dikkat seviyesinin düzene sokulmasına, dürtüsel ve duygusal davranışların kontrol etmesine yardım ediyor. Beynin bu kısmı, davranışsal problemleri olan ve şiddet suçu işlemiş bireylerde zayıflamış görünüyor. Araştırmacılar ekonomik durumlarını göz önünde bulundurarak farklı okullardan çeşitli erkek çocuk grupları seçti. (Düşük sosyoekonomik statüden gelen çocukların öğleden sonra uykulu olmaya daha yatkın olduğu gözlemlendi.) Yine de, bu araştırmanın sadece bir grup öğrenciyle yapılmış bir araştırma olduğunu belirtmekte fayda var, diyor Raine.

Raine’e göre, çocukluk ve ergenlik evrelerinde uykulu olmanın bir bireyin suç işlemesindeki önemini anlamak için ileride büyük çaplı bir çocuk grubunun takip edilmesi gerekiyor.

Ayrıca, araştırmadaki her çocuk için, gün içindeki uyku düzeyi bir seansta incelendi, bu yüzden uykulu olmayı hastalık gibi, ya da sadece o gece uyuyamamak gibi faktörler sonuçları etkilemiş olabilir. Yine de, gün içinde uykulu olmanın ergenlerde, ilerideki suç oluşturan davranışlara neden olduğu verisi, pek çok yeni araştırmaya imkan sağlıyor.

“Uyku eksikliği bireyin bir suçlu olmasını etkileyebilecek tek risk faktörü”, diyor Raine. “Genetik ve sosyal faktörlerle alakası yok. Ama uyku, hakkında bir şeyler yapabileceğimiz bir şey. “

Raine’e göre uzun lafın kısası, gençlerin yeterli uykuyu almasını sağlamak son derece kolay ve ilerideki suç oranlarını azaltıcı etkiye sahip.


Çeviren: Aslı Tanel


Kaynakça

The Huffington Post. (2017). Psychologists Find An Alarming Long-Term Effect Of Teen Sleep Deprivation.
Received from: http://www.huffingtonpost.com/entry/teen-sleep-crimes-adults_us_58b70880e4b019d36d0fec64 [Accessed 4 Mar. 2017].


Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.