Eşler Arasındaki Yaş Farkı Kaç Olmalıdır?


Bu sorunun tek bir yanıtı yoktur kuşkusuz. Üzerinde bolca konuşulan fakat kolay kolay işin içinden çıkılamayan bir konudur yaş farkı. Bazı ilişkilerde yaş farkı sorun olabildiği gibi sağlıklı bir ilişki yürütmekte mümkündür. Toplumumuzda erkeğin kadından yaşça büyük olması kabul edilmiş bir norm olsa da kadının erkekten büyük olduğu evliliklere de sık sık rastlamaktayız. Toplumsal normun bu yönde oluşmasına sebep olan birçok etken vardır. İlk olarak tabii ki toplumun kadın ve erkeğe yüklediği rollerdir. Kadının ait olma, korunma ve kollanma ihtiyacını kendisinden yaşça büyük erkekte araması daha olağandır. Ayrıca kız çocukları erkek çocuklarından daha önce ergenliğe girerler. Hem bedenen hem de zihnen olgunluğa daha önce ulaşırlar. Bu yüzden bununda farklı bir etken olabileceğini söyleyebiliriz. Peki, eşlerde yaş farkı önemli midir? Ya da yaş farkının eşler arasındaki ilişkiye herhangi bir etkisi var mıdır?

Bu soruları ABD’nin Emory Üniversitesi’nde yapılmış olan bir araştırmayla cevaplamak istiyorum. Araştırmaya göre, evli çiftler arasındaki yaş farkı arttıkça boşanma oranı da artıyor. Bunun sadece 10 ve üzeri yaş farkı olan çiftler için olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Araştırmanın sonuçları oldukça ilginç… 3 bin kişinin katıldığı araştırmanın sonuçlarına göre, aralarında 20 yaş fark bulunan evli çiftlerin yüzde 95’i, 10 yaş fark bulunanların yüzde 39’u, 5 yaş fark bulunan çiftlerin evlilikleri ise yüzde 18 oranında boşanmayla sonlanıyor. Aralarında 1 yaş fark bulunan evli çiftlerin boşanma oranıysa yüzde 3. Bu da çalışmadan çıkan sonuca göre, “eşler arasındaki en ideal yaş farkı 1’dir” demek mümkün.. Araştırmada, yaş farkı arttıkça boşanmaya yol açan nedenler bilimsel olarak açıklanmazken, erkeklerin orta yaşı geçtikten sonra cinsel isteğinin azalmasına karşılık kadınlarınkinin artmasının sonuçlarda etkili olduğu belirtiliyor. Yaş farkı arttıkça çiftler arasındaki cinsel sorunlar da artmaktadır. Evli çiftlerin ilk 2 yılı başarılı bir şekilde atlattığı durumlarda ise boşanma risklerinin yüzde 43 azaldığına dikkat çekilmiş. Ancak 10 yılı aşan evliliklerde boşanma oranının yüzde 94 arttığı görülmektedir.

Araştırmaya göre tabii ki de kesin bir şey söyleyemeyiz. Çünkü bu tamamen kişilerin karakteristik özelliğiyle ilgili bir durumdur. 30 yaşındaki bir kadınla 40 yaşındaki bir adam çok sağlıklı bir ilişki yürütüyor olabilir ya da 25 yaşındaki bir erkekle 30 yaşındaki bir kadının çok mutlu bir evlilikleri de olabilir. Bunun örneklerini daha da çoğaltabiliriz. Bu sizin yaşamdan beklentilerinize bağlıdır. Eşinizin yaşıtlarınıza göre biyolojik açıdan erken yaşlanması sizin yaşam mutluluğunuzu ve beklentilerinizi ne kadar etkiler? Kendimizi tanıyıp bu konu üzerinde düşünmek gerekir.

Evlilikte Kim Büyük Olmalıdır?

İster kadın olsun ister erkek olsun genç yaştaki insanların hayattan ve ilişkilerden beklentileri daha farklıdır ve yaş ilerledikçe de istekler ve beklentiler değişir. İstekler farklı olunca her iki taraf için de o ilişkinin sağlıklı bir şekilde devam etmesi zorlaşır. Özellikle 10 yaştan sonrası ciddi anlamda farklar oluşturuyor. Aynı hayatı paylaşmaya başladıklarında belli bir noktadan sonra evliliklerinde yıpranmalar oluyor. Bunun sebebi de aralarındaki jenerasyon farkıdır. Her iki taraf da kendi yaşının getirisini yaşamak istemektedir. Bu şartlar altında da birbirlerine uyum sağlamaları oldukça zorlaşmaktadır.

Aslında en önemlisi karakter olarak ne kadar uyuşabildiğinizdir. Aynı yaşta olduğunuz biriyle hiç anlaşamayabilir ama kendinizden büyük birisiyle çok iyi anlaşabilirsiniz. Aradaki yaş farkı düşüncelerin ve yaşam tarzlarının farklı olmasında elbette çok önemli bir etken fakat aradaki dengeyi sağladığınız sürece sorun olmayacaktır. Yaşın aslında sadece bir sayı olduğunu unutmayalım.


Gülçe Çelebi


 

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.