Film Analizi: ’50 İlk Öpücük’ – ’50 First Dates’


Künye

2004 yapımı romantik komedi türündeki bir ABD filmdir.

Yönetmen: Peter Segal
Senarist: George Wing
Oyuncular: Adam Sandler (Henry Roth), Drew Barrymore (Lucy Whitmore), Rob Schenider (Ula), Sean Astin (Doug Whitmore), Dan Aykroyd (Dr. Keats)
Yapım yılı: 2004


Bu filmde Lucy karakterini canlandıran Drew Barrymore, benzersiz bir amneziye sahip olan genç bir kadındır. Bir gün babası ile karşısına inek çıkar ve akabinde kaza yapıp beyin sarsıntısı geçirmesi ile birlikte kalıcı hafıza problemi geçirmeye başlar.

Artık Lucy kazadan önceki her şeyi hatırlayabildiği gibi aynı zamanda her güne dair yeni anılar oluşturabilmektedir. Ama bu anılar her gece uyuduktan sonra kaybolmaktadır.Yani Lucy her uyandığında önceki güne ait tüm anılar belleğinden silinir. Bu nedenle de ailesi ona bu amnezisini açıklayan görsel hatırlatıcılar yerleştirirken aynı zamanda onu izlemeye yönlendiren bir DVD hazırlıyorlar ve bu DVD’de “Günaydın Lucy, burada bu yıl kaçırdığın şeyler var.”  Yani sonuç olarak toparlarsak Lucy’in o güne dair yeni anıları hatırlayabilmesi bir günden fazla sürmemektedir.

Psikolojik açıdan filmde geçen bu durumları inceleyecek olursak, 50 İlk Öpücük filminin yayınlanmasından bir yıl sonra araştırmacılar baş harfleri FL olan bir hastayı keşfediyorlar. Lucy’ninki gibi bir amnezisi olan FL ise araba kazasından sonra amnezi problemi yaşamaya başlıyor ve FL’de aynı Lucy gibi kazadan önce meydan gelen tüm olayları hatırlayabiliyor ve o da gün boyunca yaşadığı yeni olayları her günün sonunda unutuyordu. Biz buna psıkolojide anterograd amnezi diyoruz. Yani yeni hatıraların uzun süreli belleğe aktarılamadığı amnezi türüdür. Retrograd amnezi diye adlandırdığımız amnezi türü ise eski olayları hatırlamakta zorlanan kişilerin yaşadığı amnezi türüdür. Sonuç olarak araştırmacılar onu tıbbi bir yapboza benzettiler. Çünkü kendisinin beyin tarama testleri sonuçları ve psikiyatrik değerlendirme sonuçlarına baktığımızda beyin hasarı geçirdiğine dair hiçbir kanıt yoktu. Yani tüm bulgular normaldi. Ama yine de araştırmacılar onun amnezisinin sahte olduğunu düşünmemişler ve FL de, Lucy ile aynı bellek bozukluğuna sahip olduğuna ikna olmuş. Sonuç olarak baktığımızda araştırmacılar FL ile konuştuklarında 2 tane sürprizle karşılaşmışlar. Bunlardan birincisi Lucy’i canlandıran Draw Barrymore, FL’nin favori aktristi iken ikinci sürpriz de kendi araba kazasından önce de ‘İlk 50 Öpücük’ filmini izlemiş.

Araştırmacıların FL’nin amnezi yaşadığı konusunda kanıya sahiptiler. Yani FL cidden bir amnezi yaşıyordu. İşte onun yaşadığı, biyolojik kökeni olan organik bir amnezi olmayıp; psikolojik bir kökeni olan fonksiyonel bir amneziye örnektir. Araştırmacıların sonuçları da bu bulguyu daha önceden bahsettiğim gibi destekler nitelikte çıkmıştır. FL, aynı gün içinde girdiği görsel bellek testlerinde iyi bir performans gösterirken aynı zamanda eğer o resim testinin aynı gün içinde yapıldığına inanmış olursa bu görsel bellek testinde başarılı oluyordu. Ama aslında kendisi bir günden daha fazla geçmiş olmasına rağmen iyi bir performans göstermiş oluyordu. Bunun akabinde de araştırmacılar onun fonksiyonel kökenli bir amnezi yaşadığı konusunda hemfikirlerdi.

Filmde geçenleri psikanalitik düşünceye göre yorumlayacak olursak anıların unutulma nedeni olaylardan kaynaklı değildir, olaylara eşlik eden duygular nedeniyle unutulur. Bu noktada Lucy’e baktığımızda unutmasının nedeni psikanalitik kurama göre o kazada, ona eşlik eden duygu ki -bu duygu onun korkması- olmaktadır. Zaten “İşimize gelmeyeni” unutma/çarpıtma eğilimimiz vardır ki bu da bu filmde kendini göstermiştir. Ama görüldüğü üzere unutmak çoğu zaman faydalı değildir. Çünkü bastırılan geri gelip hatırlanmak ister. Hatırlanmadığında ise semptomlarla veya eylemlerin tekrarı ile kendini gösterir. Yani Lucy’nin her gün boyunca uyuduktan sonra yaşadıklarını unutması gibi. İşte Psikanaliz sonucunda ise psikanaliz sayesinde bilinçdışının belleğimize uyguladığı çarpıtmaları düzeltmeyi, sağlıklı hatırlamayı ve unutmayı hedefler.

Sonuç olarak toparlarsak filmler bizim belleği anlamamızda doğru bir gösterge olmayıp bellekle ilgili olan gerçek verileri kaçırmamızı sağlayabilmektedir.


Özlem Aygül Kalem


Kaynakça
  • Ersoy, B. (2014) “Unutmak.” http://www.bilalersoy.com/unutmak
  • Smith, C. N., Frascino, J.C., Kripke, D.L., Mactugh, P.R., Treisman, G. J.,&Squire, L.R. (2010). Losing Memories overnigh: A unique form of human amnesia. Neuropsychlogia, 48, 2833-2840.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.