Terapinin İşe Yaraması İçin 10 İpucu


Terapinin insanlara yardım ettiğini gösteren çok fazla araştırma var. Fakat terapinin, bazı insanlara diğerlerinden daha fazla yardım ettiğini de biliyoruz. Çok sayıda araştırmada, terapiye etki eden en önemli faktörlerden ikisinin sizin terapistle olan bağınızın kalitesi ve sizin çalışmaya yaptığınız katkınız olduğunu söyleyebilirim. Bu, terapistin yaptığı çalışmada terapistlerin paya sahip olmadıkları demek değildir. -Onlar, kesinlikle çok büyük bir sorumluluğa sahiplerdir.- ama onlar, onun hepsini sizin için yapamazlar.

Danışanın Psikoterapiye Katkısı

İkinci faktör çok net ya da tam olarak anlaşılmış değildir ve sıklıkla başka bir soruyu ortaya çıkarmaktadır; ‘Benim ihtiyacım olan şeyi yapıyor olup olmadığımı böylece terapide zamanımı boşa harcamadığımı nasıl bilebilirim?’

Ben devam etmeden önce terapinin türünün bir yönerge (el kitabı) tarafından yönlendirilmediğini ve yönergeye (el kitabına) dayandırılamadığını açıklığa kavuşturmak istiyorum. İşte buna psikodinamik, psikoanalitik ya da derinlik psikoterapisi denir. Bu bilişsel ve davranışsal terapilere karşı, danışanın kendine özgü yön verdiği, geleneksel bir konuşma terapisidir. Bilişsel ve davranışsal terapi modelleri yararlara sahip iken, çoğu insan derinlik terapilerini tercih etmektedir. Çünkü organik olarak, düşüncelerin ve duyguların daha fazla güçlenmesini sağlar. Çünkü problemlerin kökenine ulaşmayı hedefler ve belli bir semptomu yok etmeye odaklanmaktan ziyade kişiliğin bütünüyle çalışarak gelişmesini desteklemeyi hedefler.

Fakat derinlik terapisiyle ilgili olası bir problem var. Etkili olabilen önemli kanıtlar olduğunda, eğer biz dikkatli değilsek, konudan ayrılabilmekteyiz, odağı kaybedebilmekteyiz ve tesirimiz azalabilmektedir. Yine de terapiye giden kişilerden çoğu gerçekten nelerden uzak durmaları gerektiğine ihtiyacı olan -yani gerçekten odaklanmasını neyin sağladığını gerçekten bilen küçük bir duyguya sahipler. Onlar terapinin işe yaradığını biliyorlar.- Ama bu işin gerektirdiği şeyi açıklamakta zorlanmaktadırlar. Bir adamın bana söylediği gibi “Arkadaşlarıma terapi üzerinde çalıştığımı söylediğimde, dürüst olmak gerekirse terapinin ne anlama geldiği hakkında fazlasıyla bilgim yok.”

Terapistler terapide çalışmanın ne anlama geldiğini açıklamayı çalışmayı denerler, ama sürecin nasıl çalıştığını anlatmak zordur ve oturumda kısa bir söylemin verilmesi işin doğal akışını bozabilmektedir.

Terapinin içeriği -danışanların oturumlarda neleri konuştuğunun özellikleri- kişiden kişiye farklıdır ve reçete yazılmaz-. Ama terapinin ilerlemesi -nasıl olduğu- depresyon, anksiyete, ilişki sorunları, bağımlılık, genel iyi-oluş ya da sizi terapiye getiren diğer sorunların farkında olmanızı sağlayan gerekli pratikleri içerir. Bu araçlar dediğim gibi, terapide ”onun üzerinde çalışmanın” kalbini ve ruhunu temsil eder.

Bu araçları bilinçli şekilde kullanmak terapisti görmeyi bıraktıktan çok sonra derinlik psikoterapisinin yararlarının devam etmesiyle meşgul olan danışanlara yardım eder.

Dolayısıyla burada terapide zamanının boşa harcanmamasıyla ilgili cevaplar var: Seanslarınızda aşağıdaki 10 aracı kullanarak sizin için işe yaramasında aktif bir rol üstlenin:

  1. Gerçekci olun. Maskeyi kaldırın ve farklı yüzlerinizi gösterin.
  2. Duygu akışını yönlendirin: Duygularınız size sahip olmadan siz duygularınıza sahip olun.
  3. Onlar hakkında yeterince: Değişim kaynaklarına derinden bak.
  4. Tedbirli olmayın: Terapistinizle hakiki bağlar geliştirin.
  5. Meraklı olun, yargılayıcı olmayın. Kendinize saldırmadan kendi kendinize dürüstçe kendinizi gözlemleyin.
  6. Adil olarak payınızı alın: Ne zaman sorumluluk alacağınızı ve ne zaman almayacağınızı ayırt edin.
  7. Hikayeniz nedir? Hayatınızı yönlendiren tekrar eden temaları ve temel inançları belirleyin.
  8. Gerekli değil: Daha iyi bir anlatım hazırlayın ve inançlarınızı bilinçli olarak seçin.
  9. Bir şey yap! Seansların dışında da psikolojik çalışmaya devam et.
  10. Ateşin içine doğru: Yaşamanın zorluklarını büyüme fırsatları olarak kullanın.

Eğer bu araçlardan birkaçını bile kullanıyorsanız, muhtemelen zamanınızı iyi bir şekilde değerlendiriyorsunuzdur. Ama bu kısa tanımlar, onları kullanıp kullanmadığınız hakkında daha fazla soru arttırabilir, dolasıyla onların bazılarını daha detaylı bir şekilde önümüzdeki beş hafta sonra, daha fazla açıklıyor olacağım.

Terapilerle ilgili kimseyi acele etmeyi önermeyeceğimden net olmak istiyorum: Terapide daha uzun kalmanın daha uzun süreli değişime neden olduğuna dair kanıt vardır. Her neyse, ben terapide kişilerin zamanlarını daha fazla etkili kullanmaları için insanlara yardım etmek istiyorum.

Ve lütfen önerilerimin hiçbirini “gereklilik” ya da zorunluluk gibi kabul etmeyin. Siz ve terapistiniz kendi terapi yaklaşımına sahiptir; benim niyetim buna meydan okumak değil, bundan ziyade yaptığınız çalışmayı derinleştirmek ve tamamlamaktır. Eğer sizin terapistinizle çalışmanızda önerdiklerim arasında bir tutarsızlıklar varsa, terapistinizle bunun hakkında konuşun .Seansınızda olanla ilgili tartışmak yaptığınız çok yararlı bir çalışma olabilir.

Diğer terapistlerin terapilerini daha etkin nasıl yaptığını duymakla ilgili meraklıyım. Bunları bilmem için mesaj bırakın.


Çeviren: Özlem Aygül Kalem


Kaynakça

  • The Huffington Post. (2017). 10 Tips to Make Therapy Work for You
  • Received from: http://www.huffingtonpost.com/gary-trosclair-lcsw/10-tips-to-make-therapy-work-for-you_b_7555600.html [Accessed 9 Mar. 2017].
  • Gary Torsclair

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.