Stresin Beden ve Ruh Sağlığına Etkileri


Literatür taramaları ile yapılan araştırmalar stres ve performans arasında çift yönlü ve belirgin bir ilişki olduğuna dikkat çeker. Bu ilişki, çeşitli içsel ve dışsal faktörlerden etkilenebilir. Uygulanan testler değerlendirme için kritik öneme sahiptir. Bilişsel süreçler duyguları düzenlemede etkilidir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT) araştırmaları, bilişsel yeniden değerlendirme ya da duygusal olarak yüklenmiş uyaranların varlığında kişinin düşüncelerini değiştirme kabiliyetine sahip olduğunu göstermektedir. Fakat çalışmalar stresin rolüne yeterince değinmemektedir.

Yapılan yeni bir araştırma (Crum, Akinola, Martin&Fath, 2017), kişinin stresin doğası hakkında genel zihniyetinin hormon üretiminin farklı şekilleri olduğunu, duygusal deneyimlere göre değişebileceğini, ayrıca dikkat, kalıplaşmış düşünceler ve bilişsel esneklik ile ilişkili olduğunu ileri sürmektedir. Araştırmanın ilk bulguları 27 Ocak’ta ‘Anxiety, Stress&Coping’ yani; Anksiyete, Stres ve Başa Çıkma adlı dergide yayınlanmıştır.

Stres zihniyetinin; stresin bilişsel, psikolojik, duygusal ve hormonal sonuçlarını arttırıcı ya da azaltıcı etkisi olduğu bilinmektedir. Stresli bireyler düşünceleri düzenlemede, günlük yaşam olaylarıyla baş etmekte ya da beklenen talepleri karşılamakta zorluk çekerler çünkü; sahip oldukları psikolojik ve fiziksel kaynakları yeterli şekilde kullanamadıkları düşünülmektedir. Dışarıdan gelen stres yaratıcı uyaranları kontrol edebilmelerini sağlayacak içsel kaynaklarını yetersiz görmektedirler. Bu kişiler karşılaştıkları negatif olayları olduğundan daha olumsuz ve ezici olaylar olarak algılamaktadırlar. Spesifik bir stres zihniyeti ölçütüne göre (Crum, Salovey&Achor, 2013); negatif olayları büyük bir sorun olarak değil de meydan okuma olarak algılayan ve stresle baş etme mekanizmalarını kullanabilen bireylerin daha sağlıklı, yaşamlarından daha memnun, daha düşük kortizol reaktivitesi eğiliminde oldukları görülmektedir. Ayrıca bu kişiler performans geribildirimine daha fazla duyarlıdırlar.

113 katılımcının yer aldığı bir çalışmada, araştırmacılar bireylerin stresle ilgili zihniyetlerini saptamak için katılımcılara ‘stresin baş edilebilir olduğunu veya ezici nitelikte olduğunu’ gösteren videolar izletmişler. Daha sonra katılımcıların ruhsal durumlarını, bilişsel esnekliklerini, dikkat eğilimleri ve hormon düzeylerini ölçmek için katılımcıları bir laboratuar sosyal stres programına (Kirschbaum, Pirke ve Hellhammer, 1993)  maruz bırakmışlardır. Deney sonuçları stresi baş edilebilir olarak algılayan kişilerin bilişsel görevlerde daha iyi performans gösterdiğini, stresli görev sırasında daha olumlu duyguları sürdürdüğünü göstermiştir. Bu kişilerin psikolojik esneklik ve pozitif duyguları geliştirmeyle ilişkili olan DHEAS (Dehidroepiandrosteron, büyüme hormonu) düzeylerinin yüksek olduğu görülmüştür. Stresin ezici nitelikte olduğunu anlatan videoları izleyen kişiler için ise tam tersi söz konusu olmuştur; stresli görevlere uyum yetenekleri azalmış, olumsuz olaylara karşı seçici dikkatleri ve önyargısı artmıştır. Ayrıca bu kişilerde artan kortizol üretimi de dikkat çekmiştir.

Yapılan çalışmalar birlikte ele alındığında; belirli yararsız düşünceleri (a-la CBT) değiştirmek yerine kişinin zihniyetini değiştirmenin önemini vurgular. Stresin fizyolojik ve psikolojik sağlık üzerindeki sonuçlarını tam olarak anlamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulsa da (kendi başına ya da bir zihinsel sağlık uzmanının yardımıyla) kişinin kendi stres zihniyetini incelemesi, faktörlerin ışığa dökülmesinde değerli bir ilk adım olarak görülebilir. Bu inceleme ve farkındalık kişinin performansını, duygudurumunu, dikkatini ve hatta hormon seviyelerini etkileyebilir.

Araştırmacılar, zorlayıcı durumlarda stresin yüküne dar bir şekilde odaklanmak yerine kendisini olumlu ve mantıklı düşüncelere yöneltmenin faydalı olduğunu söylemektedir. Bu çalışma, akut deneysel bir laboratuar ortamında yapıldığı için kişinin gerçek dünyada stresli durumla karşılaştığı zaman nasıl tepki vereceğini ve uzun vadede sonuçların etkilerini yordama konusunda kısıtlamalara sahip olabilir. Son olarak araştırmalar kültürel algı ve değerlerin test sonuçlarını etkiyebileceğini vurgulamaktadır.


Sarah-Nicole Bostan, M.A.

Psychology Today – Stress Mindset Tied to Physical and Mental Health

Received from: https://www.psychologytoday.com/blog/greater-the-sum-its-parts/201703/stress-mindset-tied-physical-and-mental-health [Accessed 23 Mar. 2017].

Çeviren: Merve Işık


References

  • Charney, D. S. (2004). Psychobiological mechanisms of resilience and vulnerability: Implications for successful adaption to extreme stress. American Journal of Psychiatry 161(2). Pp. 195-216.
  • Crum, A., Akinola, M., Martin, A., & Fath, S. (2017). The Role of Stress Mindset in Shaping Cognitive, Emotional, & Physiological Responses to Challenging & Threatening Stress. Anxiety, Stress, & Coping.
  • Crum, A., Salovey, P. & Achor, S. (2013). Rethinking Stress: The Role of Mindsets in Determining the Stress Response. Journal of Personality and Social Psychology.
  • Frye, C. A., & Lacey, E. H. (1999). The neurosteroids DHEA and DHEAS may influence cognitive performance by altering affective state. Physiology & Behavior 66(1). Pp. 85-92.
  • Kirschbaum, C., Pirke, K. M., Hellhammer, D. H. (1993). The “Trier Social Stress Test” – a tool for investigating psychobiological stress responses in a laboratory setting. Neuropsychobiology, 28(1-2), Pp. 76-81.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.