Beni Ödülle Cezalandırma Kitabının Analizi


Eğitim Bilimci Dr. Özgür Bolat tarafından yazılarak psikoloji dünyasına giriş yapmış olan kitap anne-babalara mutlu ve başarılı bir çocuğun nasıl yetiştirileceği konusunda rehber oluyor. Dr. Bolat, yıllardır benimsenen, çocuk eğitiminde kullanılan ve artık farkında bile olmayıp hayatımızın her alanında aktif olan yetiştirme tekniklerine eleştirel bir bakış açısı ile yaklaşıyor. Kitabı okumaya başladığınız anda satır aralarında veya bölüm sonlarında kendi yaşantınızdan parçalar buluyorsunuz; çünkü kitap tamda günlük yaşamda şahit olduğumuz görüntülere yer veriyor. “Ben çocuğumu mutlu ve başarılı yetiştiriyorum” dediğiniz anda kendi anne-babanızı ya da anne-babalığınızı sorgulamaya başlayacağınız bir dünyaya götürüyor sizi. Bu noktada kitap mutlu, başarılı, sorumluluk sahibi ve öz-güvenli bir çocuk yetiştirmek için anne-babalara kılavuz oluyor.

Ödüllendirme Aslında Nasıl İşliyor?

Davranışsal ekolün yöntemlerden biri olan “ödüllendirme” anlayışının çocuk yetiştirmek için uygun bir yöntem olmadığından bahsediyor kitapta. Bu nedenle kitabın ilk kısmında ödülün çocukları nasıl etkileyeceğine değiniliyor. Başarısını devam ettirmesi için alınan hediye, çocuğa susması için verilen çikolata, odasını topladığı zaman verileceği söylenen abur cuburlar, eğer ödevini yaparsa 1 saat fazla tabletle oynama izni vb. günlük yaşantımızda belki de farkına varmadan uyguladığımız ödül verme sistemi, çocuklarımızın gelişimini olumsuz yönde etkiliyor. Dr. Bolat, kitapta aslında çocuklara ödül vererek onları motive edebileceğimizi söyler ama ödül için o işi heyecan ve istekle yapan çocuk, ödül verilmediği zaman o işi yapmayı bırakır. Çünkü çocuğun asıl amacı ödüle ulaşmak olur, bu yüzden anne-babanın amaç diye verdiği görevler bir araca dönüşür.

Ödevini yaparsan 1 saat fazla tabletle oynayabilirsin örneğini ele alalım. Anne-babanın amacı çocuğa ödev yaptırmak, çocuğun ise asıl amacı tabletle daha fazla oynamak. Bu durumda ödev yapmak çocuk için amaç değil onu ödüle götürecek bir araç konumuna geçer. Böylece çocuk her ödev yapacağı zaman ödül alması gerektiğini düşünür. Bu durumda anne-babaların, çocuk istenilen davranışı devam ettirsin diye sürekli ödül vermesi gerekir. Dr. Bolat bu durumun devam etmesi sonucunda çocukta hedonistik adaptasyon oluşacağını söyler. Kısaca ödüle alışan çocuk artık ödülden zevk almamaya başlar, ödül aldıkça aktive olan dopamin hormonu ödüle alıştıktan sonra salgılanmayı bırakır. Çocuğu tekrar motive etmek için başka bir ödül sistemine geçiş yapmanız gerekir.

Mutluluğun Kaynağı

Dr. Bolat’a göre de bu ödül sistemi sürdürülebilir bir motivasyon kaynağı olamaz. Ödül, kişiye dış kaynaklı bir mutluluk sağlar ve yapılan araştırmalar gösteriyor ki dış kaynaklı mutluluklar uzun süreli, destekleyici mutluluklar değildir. Kişinin gerçek yaşamda mutlu olması için iç kaynaklı mutluluklara sahip olması gerekir. Tabletle fazladan zaman geçirme, istediği oyuncağa sahip olma, istediği kadar abur cubur yemek çocuğu sadece o an mutlu hissettirecek şeylerdir. Oysa problemin asıl kaynağını bulup onu çözmek ve çocuğun hiçbir dış kaynaklı ödül olmadan zevk alarak bir şeyleri yapması onda iç kaynaklı mutluluklar oluşturacaktır. Çocuk, ödül olmadan kendi sorumluluklarını yerine getirdiği zaman sorumluluk bilincini geliştirir, yaptığı işi benimser ve sever.

Ödül ve Ahlak İlişkisi

Kitap, ödülün çocuk üzerindeki birçok olumsuz etkisine değiniyor ama beni en çok etkileyen diğer bir konuya da değinmek istiyorum. Dr. Bolat, insanın amacı ödül olduğu zaman kişinin ahlak dışı davranmaya daha meyilli olduğundan bahsediyor. Ödül de kişide rekabet duygusu uyandırdığı için insanlar arası ilişkileri de olumsuz etkiliyor. Kişinin saldırgan ve empati kuramayan kişilere dönüşmesine neden oluyor. Bu durum küçük bir eylemin ne kadar büyük sonuçlara dönüştüğünün bir kanıtı oluyor.

Kitap sadece ödülün çocuk yetiştirmedeki olumsuz etkisinden bahsetmekle kalmayıp “peki, ne yapacağız?” noktasında da anne-babalara yol gösterici oluyor. Kitabı okuduğunuz zaman kendinize dair farkındalık kazanıyor, farklı bakış açıları ile olaylara yaklaşmaya başlıyorsunuz. Dr. Bolat, bilginin yanında gerçek hayattan örneklerle, araştırma ve deneylerden bahsederek olayları kafamızda somutlaştırmamızı sağlıyor.


Elif Yılmaz


Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.