Kitap Analizi: Dönüşüm


Künye

  • İlk Yayınlanma Tarihi: 1915
  • Yazar: Franz Kafka
  • Çeviren: Funda Reşit
  • Türü: Fantastik Kurgu
  • Orijinal Adı: Die Verwandlung

“Umutsuzluğun verdiği kayıtsızlıktan çok umuda duyulan açlığın ifadesi…”
Edgar Allan Poe

Hikaye

Kitabın ana karakteri olan Gregor Samsa, ailesiyle birlikte yaşayan gezgin bir satıcıdır. Babasının borçlarını ödeyebilmek, ailesini geçindirebilmek ve kız kardeşini konservatuara gönderebilmek için sürekli çalışmaktadır. Bir gün yatağında uyandığında bir böceğe dönüşmüş olarak bulur kendini ve tüm hayatı baştan yazılır. Ya da asıl gerçek ortaya çıkar demek daha mı doğru olur?

Kitabın Analizi

Samsa’nın göze çarpan ilk özelliği ailesine olan adanmışlığıdır. Kendinden önce onların ihtiyaçlarını düşünmesi ve hayatının merkezine onları yerleştirmesi; bu nedenle birçok özveride bulunması öykünün birçok yerinde vurgulanmıştır.

Örneğin;
“Annemle babamı düşünmesem çoktan istifa ederdim.”
“Bizimkilerin ona olan borcunu kapatacak kadar parayı bir araya getirebildiğim anda–bu da en az beş-altı yıl ister- düşündüğümü mutlaka yapacağım” (s.11).

Bu durum karakterin tatmin aracıdır:
“‘Ailemin ne kadar sakin bir yaşamı var!’ diye düşünürken gurur duydu çünkü annesiyle babası ve kız kardeşi, onun sayesinde bu güzel evde böylesine sakin bir yaşam sürüyorlardı.” (s.32)

Kuramsal Analiz

Bu durumu nasıl açıklayabiliriz diye düşündüğümde aklıma ilk olarak Rogers’ın “koşullu olumlu kabul” kavramı geldi. Eğer ebeveyn, çocuğuna belli davranışlar sergilediğinde sevgi/kabul gösterir, diğer zamanlarda ise sevgisini esirgerse, çocuk o sevgiye muhtaç olduğu için, sürekli bu sevgiyi kazanmaya çalışacak ve bu sevginin koşullarına uyum sağlayacak şekilde bir hayat sürme eğilimine sahip olacaktır. Samsa’nın hayatını ailesinin ihtiyaçlarına göre şekillendirmesi, gelişim döneminde ebeveynleri tarafından koşullu olumlu kabule maruz kaldığının kanıtı olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Karakteri anlamak için hümanistik psikolojinin diğer kurucusu Maslow’un kuramından da bahsedebiliriz. İhtiyaçlar hiyerarşisi, bireyin yaşam döngüsünün kısa bir özeti gibidir. Birey, bütün hayatı boyunca bir şeylere ihtiyaç duyar ve o ihtiyaçlar giderilince yeni şeylere ihtiyaç duyar. Beş basamaklı bir yapı olan bu hiyerarşide, alt basamaklarda daha temel ihtiyaçlar söz konusudur ve yukarı çıktıkça daha soyut kavramlarla karşılaşırız. Maslow’a göre istisnalar hariç olmak üzere, bir basamaktaki ihtiyaç doyurulmazsa bir sonraki basamağa geçiş yapılamaz.

Buradan hareketle, Samsa’nın sevgi basamağındaki ihtiyacını karşılayamamış olduğunu söyleyebiliriz. Böceğe dönüştüğünün sabahında, haliyle işe gidemediği için patronu eve gelir Samsa’nın, o zamana kadar olaydan bihaber olan aile üyeleri, patronla birlikte öğrenir gerçekleşen olayı. Herkes dehşete düşmüş bir haldeyken, gördüklerine inanamayıp evden çıkan patronunun arkasından koşan kişi Samsa’dır. Neden? Onu işten çıkarmasın diye ve ailesine para kazanmaya devam edebilsin diye. Durumunun bilincine varmaya zaman harcamaz bile, umutsuzluk içerisinde korkuyla geçirdiği gecelerde düşündüğü şey; soğukkanlı olmak, ailesine verdiği sıkıntıları onlara katlanılabilir hale getirmektir (s. 33).

Peki, tüm bunları neden yapıyor? Neden bir dakika durup kendi hayatının, isteklerinin, hayallerinin ve ileride ne olacağıyla ilgilenmiyor? Çünkü ailesinden göremediği ama hep görmek istediği, eksikliğini taşıdığı sevgiyi arıyor. Onların ihtiyaçlarını karşıladığında, istediği sevgiyi ve takdiri alıyor, evin kahramanı oluyor. Buna koşullanmış, gerçekte ailesi için ne ifade ettiğini anlamakta maalesef çok geç kalmıştır.

Ailesine bakalım bir de. Böceğe dönüştükten sonra annesi onu ilk başlarda görmek için çabalar, durur. Sonunda gördüğünde ise dehşete kapılır, kabul edemez onu. Babası zaten durumun başından beri sanki kurtulunması gereken bir ayak bağıymış gibi davranır Samsa’ya ve reddeder tüm varlığını. En dayanıklı ve sevgi dolu olduğunu düşünebileceğimiz kız kardeşi ise, ilk zamanlarda yardımcı olmaya çalışsa da, bir zaman sonra dayanamaz Samsa’yı olduğu gibi kabul etmeye. Sonunda o da, Samsa’nın kurtulunması gereken bir böcekten başka bir şey olmadığını gösterir onu karanlığın içindeki odaya hapsederken. Anne ve babasını kaybettikten sonra kız kardeşi için yaşamaya devam eden Samsa, kız kardeşinin onu odaya kilitlediği gece, düş kırıklığı içinde ölür.

Samsa neden öldü? Hayatı boyunca sevildiğini zannettiği ama o gece aslında hiç sevilmemiş olduğunu anladığı için. Peki neden böceğe dönüştü Samsa? Hayatı boyunca, hayatını adadığı insanların gözünde sadece bir böcek kadar değerli olduğu için. Yani o sabah, hikayenin başladığı o ilk sabah, aslında hayatının gerçeğine uyandı Samsa.


Beyza Küçük


Bir cevap yazın