Film Analizi: The Platform


Künye

Tür: Bilimkurgu
Yönetmen: Galder Gaztelu-Urrutia
Yapım Yılı: 2019
Ülke: İspanya
Oyuncular: Ivan Massagué, Zorion Eguileor, Antonia San Juan, Emilio Buale


Film Goreng karakterinin delikte 48. kattaki yatağında gözünü açmasıyla başlar. Delik 333 katlı bir yerdir. Her katta 2 kişi bulunur. Kişilerin bulundukları katlar her ay değişir ve kişiler diğer ay hangi katta olacağını bilmezler. Katların ortasında boşluk vardır ve delik ismini buradan alır. Bu boşluktan her gün platformla 1. kattan başlayarak alt katlara inecek şekilde yemek gelir. Platformun üzerindeki yemekler delikteki her kişiye yetecek kadardır. Fakat insanlar aç gözlü ve doymaz tavırlar sergilerler. Bu yüzden platform üzerindeki yemekler alt katlarda kalan kişilere yetmez. Alt katta kalan kişiler açlıktan ölmemek için hayatta kalma mücadelesi verir. Delikte yukarıdakiler, aşağıdakiler ve düşenler vardır. Film toplumsal ve sosyal eleştirisini bu şekilde yapar.

Analiz

Filmin Sosyal Öğrenme Kuramı’na Göre Analizi

Goreng karakterinin film içindeki değişimi aklımıza Zimbardo’nun Stanford Hapishane Deneyi’ni (bknz. En İlginç Psikolojik Deneyler ) getiriyor. Zimbardo’nun deneyinde mahkum ve gardiyan rolleri vardır. Deneye katılan kişiler bir süre sonra bunun rol olduğunu unutup sadist gardiyanlara ve korkaklaşan mahkumlara dönüşürler. Durum o kadar ciddileşir ki Zimbardo deneyi tamamlamadan sonlandırır.

Filmin başında deliğin sistemine karşı çıkan Goreng delikte vakit geçirdikçe deliğin getirdiği rollere alışır. Yani toplumun bize dayattığı rollere farkında olmadan sahip çıkar ve bu düzeni devam ettiririz. Goreng filmin başında platformdan elle yemek yemeye bile çekinir fakat ilerleyen sahnelerde açlıktan aynı katı paylaştığı arkadaşının etini yiyebilecek duruma gelir. Goreng’in bu değişimi insan davranışının öğrenilebilir olduğunun bir göstergesidir.

Filmin Psikanalitik Kuram’a Göre Analizi

Filmdeki karakterlerin üst benliklerinin ( süperego ) işlevselliğinin yitmiş olduğunu ve alt benliklerinin haz ilkesine göre hareket ettiğini fark edebiliriz. Freud’a göre alt benlik dürtülerin ruhsal temsilidir. Alt benlikte mantık aranmaz. Üst benlik ise zihnimizin ahlaki değerleri ve sosyal normlarıdır. Ayrıca Freud insanların doğuştan saldırgan dürtülerle dünyaya geldiklerini düşünür. Filmdeki karakterler açlıktan saldırgan ve kontrolsüz bir durumdadır. Karakterler ölüm dürtüsüyle saldırganlaşarak yalnızca alt benliklerine göre hareket ederler. Karakterlerin aç kaldıklarında aynı katta kaldıkları arkadaşlarını öldürüp onun etiyle hayatta kalmaları ölüm dürtüsünün insanı ne denli saldırganlaştırdığının ve üst benliğin devre dışı kalmasının açık bir kanıtıdır.

Filmde ölüm dürtüsünün açlık ve yemekler üzerinden anlatılmasında oral zevkin kullanıldığını düşünebiliriz. Yani dürtülerin nesneler arası geçişini açıkça görebiliriz. Filmde Freud’un savunma düzeneklerinden özdeşim mekanizmasını da görüyoruz. Kişi içinden çıkılamaz durumlarda kendisini bir başkasının yerine koyarak onu taklit etmeye başlar. Goreng deliğe gelirken yanına Don Kişot kitabını almıştır. İşin içinden çıkamadığı bir durumda Don Kişotla özdeşim kurarak tüm yemeği alt katlara götürebilmek için savaşçı bir karaktere bürünür. Hatta kitaptaki Sancho Panza karakterinin filmde Baharat karakteri olduğunu düşünebiliriz.


Öykü Kaloğlu


Bir cevap yazın