Deprem ve Çocuk


Depremin belki de en zorlu taraflarından biri, çocuklara bu durumun nasıl anlatılacağı ve yetişkinlerin onlara nasıl yardımcı olacağıdır. Çocuklar depremden korktukları kadar, bu felaketin ardından hayatlarında ne gibi değişiklikler olacağından ve belirsizliklerden de korkarlar. Özellikle ergenlik öncesi yaşlardaki çocuklar için soyut kavrama yetenekleri gelişmediği için bu belirsizlikler daha kaygı ve korku verici olabilir.

Çocuklarda yaşamış oldukları depremin hemen ardından ya da bir süre sonra bir takım psikolojik sıkıntılar gözlenebilir. Alt ıslatma, içe kapanma, parmak emme, kabuslar, yalnız yatmaktan korkma, ebeveynlerinin yanından hiç ayrılmama, öfke nöbetleri gibi davranışlara rastlanabilir.

İlk başta ona güven verilmelidir. Deprem sonrasında çocukların temel ihtiyaçları hızlı bir şekilde karşılanmalı ve onlar için hızla güven ortamları oluşturulmalıdır. Eğer aile bireylerinden bir kayıp yoksa mümkünse tüm aile ya da bağlı olduğu bir aile bireyiyle diğer illerde bulunan akrabalarının yanına gitmeleri sağlanabilir. Bu şekilde çocuk deprem sonrasında çevredeki yıkılmış binaların ve karmaşanın travmatik etkisini yaşamaya devam etmez. Aile bireylerinin bir arada olması sağlanarak birlik beraberlik duygusunu yaşamasına olanak tanınır.

Çocuklara bu felaketin kendi suçu olmadığı, doğal bir afet olduğu yaşına göre anlayacağı bir dille anlatılabilir. Örneğin depremin her an her yerde olabildiği, binaların insanlar tarafından sağlam yapılmadığı için yıkıldıkları anlatılabilir. Daha küçük yaştaki çocuklara da depremin yağmur gibi fırtına veya güneş gibi dünya için gerekli ve normal, doğal bir olay olduğu söylenebilir. Çocukların yaşadıkları şeyleri anlaması için onlara depremle ve çevrelerinde olup bitenle ilgili bilgi verilmeli, sorularına sabırla, geçiştirmeler yapmadan sade bir dille cevap verilmelidir. Çünkü çocuklar bilmedikleri şeylerden daha çok korkarlar. Olanaklar dahilinde gündelik alışkanlıklarını devam ettirmesine imkan sağlanmalıdır. Gerginliklerini azaltmak, dikkatini depremden farklı tarafa yöneltmek için oyun imkanları tanınmalıdır.

Çocuklar ebeveynlerin ve yetişkinlerin bu gibi durumlar karşısında verdikleri tepkileri dikkatle incelerler. Bu sebeple insanlardaki yoğun korku, endişe veya öfkenin, çocuklarda daha yoğun yaşandığı unutulmamalıdır.


Merve Tunay Dünya | Klinik Psikolog


Bir cevap yazın