Künye

  • Tür: Biyografi, dram.
  • Süre: 1 Saat 33 Dakika
  • Yönetmen: Lasse Hallström
  • Çıkış Yılı: 2010
  • Senaryo: Stephen P. Lindsey, Kaneto Shindô
  • IMDB Puanı: 8.1

Oyuncular

  • Hachiko: Akita cinsi köpek
  • Parker Wilson: Richard Gere
  • Cate Wilson: Joan Allen
  • Ken: Cary-Hiroyuki Tagawa
  • Andy: Sarah Roemer

Gerçek bir hikayeden uyarlanan film, akşamüstü tren istasyonunda başlar. Profesör Parker, eve dönerken bir Akita yavrusunun kendisine baktığını fark eder. Bay Parker’ın eşi ilk başta köpeği evde istemez, dolayısla Hachi henüz ailede bir bağlanma figürü olmamıştır. Ancak zamanla Bay Parker ve Hachi arasında karşılıklı etkileşimler, birlikte oynadıkları oyunlar, fiziksel temas ve aynı odayı paylaşmaları, bağlanma ilişkisinin temellerini oluşturur. Bu süreç Bowlby’nin yakınlık, korunma ve güven ihtiyaçlarına dayanan bağlanma kuramıyla uyumludur.

Bağlanma Kuramı (John Bowlby)

Her insanın doğumundan itibaren bir bağlanma figürüne ihtiyaç duyar. Önce anne (bazen bakıcı veya anneanne vb.) ile başlayan bu süreç, ilerleyen yaşlarda romantik ilişkiler ve arkadaş çevremizle devam eder. Bağlanma sağlıklı olabileceği gibi, kişinin ilişkilerini ve yaşantısını olumsuz etkileyebilecek düzeyde sağlıksız da gerçekleşebilir. Bağlanma; güvenli, kaygılı, kaçıngan ve dağınık bağlanma olarak dört şekilde incelenebilir. Bu bağlanma stillerinin; kişilerin yaşamlarının ilk evrelerinde, birincil bakım verenleri ile kurdukları ilişkiler sonrasında gerçekleştiğini söyleyebiliriz.

Filmde, Bayan Parker’ın zamanla Hachi ve eşinin kurduğu duygusal bağı görüp Hachi’yi kabullenmesi; güvenli bağlanmanın dışa yansıdığını gösterir. Her sabah Hachi’nin Parker’ı tren istasyonuna kadar bırakması ve dönüş saatine kadar beklemesi, bağlanma davranışının en belirgin özelliği olan yakınlığı sürdürme çabasıdır. Bir gün Parker’ın ilgisinin azaldığını fark eden Hachi normalde hoşlanmadığı top getirme oyununu kendiliğinden başlatır. Bu davranış etkileşim arayışı olarak yorumlanabilir.

Aynı durum insan ilişkilerinde de görülür. İlginin azaldığı hissedildiğinde, kişide bağlanma figürünü yeniden kazanma çabası ortaya çıkabilir. Bu, bağın karşılıklı olduğunu hissetme ihtiyacından kaynaklanır. Filmin ilerleyen dakikalarında, Profesör Parker kalp krizi nedeniyle hayatını kaybeder. Hachi tarafından bağlanma figürü geri dönüşü olmayan bir şekilde kaybedilmiştir. Fakat Hachi her gün istasyonda onu beklemeye devam eder. Bu davranış, psikolojide devam eden bağ kavramına karşılık gelir. İlişki fiziksel olarak sona ermiş olsa da zihinde yaşamaya devam eder. Hachinin ısrarlı bekleyişi, aynı zamanda muhtemel yas sürecinin bir başlangıcıdır. Düşüncesinde Bay Parker bir gün geri gelecektir. Bu, kaybı kabullenememenin bir sonucudur.

Filmde Bağlanma ve Kayıp Süreci

Film yalnızca sadakate odaklanmıyor; bağlanmanın kayıpla birlikte nasıl şekillendiğini de gösteriyor. Hachi’nin her gün istasyonda Bay Parker’ı beklemesi ve tren sesini duyar duymaz kulaklarını dikleştirmesi, yas sürecinin inkar aşamasının bir örneği olabilir.

Bağlanma kuramına göre insanlar, bağlanma figürünü kaybettiklerinde ya da ilişki tehit altına girdiğinde bağı sürdürme çabasında bulunurlar. Kişi ilişkiyi zihinsel olarak içinde sürdürmeye çalışır. Dolayısıyla film, bağlanmanın yalnızca birlikteyken değil, dönüşü olmayan kayıplarda dahi devam ettiğini gösterir.

Yas Süreci ve Kayıpla Başa Çıkma

Kaybetmek hem insanlar hem de hayvanlar için ortak bir deneyimdir. İnsanlar için yas, hayatlarının gidişatını önemli ölçüde etkileyebilecek olumsuz olayların kişi tarafından deneyimlenmesidir. Psikolojik olarak yas süreci Kubler-Ross tarafından açıklanmış olan “yas kuramı”na göre bazı aşamalardan oluşur. Bu aşamalar herkeste farklı sürelerde ve sıralarda yaşanabilir fakat genel hatlarıyla;

  1. İnkar
  2. Öfke
  3. Pazarlık
  4. Depresyon
  5. Kabullenme şeklindedir.

Bir kayıp yaşadığımızda, önce şok sonra inkâr sonrasında ise boşluk hissiyle karşılaşırız. Bu, beynin kendini savunma mekanizmasıdır. İnsan zihni kurduğu bir bağı bir anda koparamaz, kayıp bir anda öğrenilebilecek bir gerçek değildir. Her birey bu yokluğa farklı hızda alışır. Filmde Hachi’nin istasyondaki ısrarlı bekleyişi, yas sürecinin doğal bir parçası olarak bağın sürdürülmesini temsil eder. Yas sürecinin uzaması ve kişinin günlük yaşamının aksaması, profesyonel desteğe ihtiyaç duyulduğunu gösterebilir.

Sonuç

Film, kayıp sonrası bağın tamamen bitmediğini, sadece yeni bir biçim aldığını hatırlatır. “Artık beklemek zorunda değilsin, o geri gelmeyecek.” Filmde geçen bu ifade, duygusal açıdan bireyler için zorlayıcı olsa da, iyileşmeye giden yolu açan kabullenme sürecinin başlangıcını işaret eder. Gerçeği kabul etmek, duyguların çözülmesine olanak tanır. Bu anlamda hayatımızdaki her adım beraberinde bir değişimi getirir. İnsan kimi zaman olumlu, kimi zaman olumsuz duygular yaşar. Ancak tüm bu yaşantıların ortak bir yönü vardır: Her deneyim, insana mutlaka bir şey öğretir.

Gönül Betül Sucuoğlu

Kaynakça

  • Cilmeli, E., (2020). John Bowlby ve Bağlanma Kuramı. 2 Kasım 2025 tarihinde https://www.monapsikoloji.com/john-bowlby-ve-baglanma-kurami/ adresinden erişildi.
  • Pulat, F., Akyüz, G., Akçakaya, Ü. (2019). Kübler-Ross Yas Evreleri. DergiPark. 2 Kasım 2025 tarihinde https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/615752 adresinden erişildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close