Film Analizi: Kramer Kramer’e Karşı


Karakterler

Joanna Kramer (Anne)

Başlarda anne ve çocuk arasındaki ilişki iyiydi. Birbirlerine duygusal olarak bağlı oldukları gözlemlenebiliyordu. Joanna bazı varoluşsal krizler yaşasa ve depresif bir duygu durumu içinde olsa da oğlunun fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarını karşılayabiliyordu. Billy ile duygusal olarak bağlanmış olduğu gözlemleniyordu. Ancak Billy beş buçuk yaşına geldiğinde Joanne’nın dayanacak gücü kalmadı ve evi terk etti. Bunun üzerinden 2 yıl geçtikten sonra geri döndü ve oğlunu almak için velayet davası açtı. Bu zamana kadar, aradan geçen 2 yıl boyunca o Billy’i uzaktan izlemiş olsa da Billy annesini hiç görmedi.

Ted Kramer (Baba)

Ted Kramer tam bir işkolikti. Karısının günden güne kötüye gittiğini fark etmedi bile. Ailesiyle yeteri kadar vakit geçirmiyor, konuşmuyor ve ilgilenmiyordu. Billy ile ilgili de pek fikri yoktu. Joanna’nın terk edişinden sonra zorlu bir adaptasyon süreci geçirdi ama sonunda Billy ile birbirlerine adapte olabildiler. Ted, Billy’i hayatının önceliği yapmayı başardı ve böylece ikisinin arasında yakınlık ilişkisi kurulabildi.

Billy Kramer (Çocuk)

Annesi tarafından terk edildiğinde henüz 5 yaşında olan bir erkek çocuğudur Billy. Terk edilmesinin sebebini hiç bir zaman tam olarak anlayamadı ve bu durumun suçlusunun kendisi olduğunu düşündü. “Koşulsuz sevgi” kavramını daha bu yaştan yitirmesinin sonucunda ileriki zamanlarda herhangi bir konuda hata yaptığında durumu aşırı telafi etmeye çalışıyor, babasıyla olan ilişkisinde sorun yaşadıklarında üst üste özürler dilemesiyle de durum açıkça gözlemlenebiliyordu. Sanki olumsuz bir davranışta bulunursa babası da onu bırakıp gidecekmiş gibi hissettiği, yani aynı zamanda terk edilme korkusu da yaşadığı açıkça anlaşılıyor.

Bu durumda sevgi kavramının onun için performansa dayalı bir duruma dönüşmüş olduğunu ve hayatı boyunca kurduğu veya kuracak olduğu ilişkilerine de bu durumun yansıyabileceğini söyleyebiliriz. Bunun haricinde annesi tarafından terk edilmiş olması çocuğu travmatize etmiş olabilir ve bunun üstüne bir de babasının duruma adapte olmasına kadar geçen süre zarfında ihmale de uğradığı söylenebilir. Bir anda fiziksel ve duygusal olarak hiç bir ihtiyacı karşılanmamaya başlandı, kendi kahvaltısını bile kendi hazırladığı zamanlar oldu; ki bu yaşta bir çocuk için bunlar büyük sorumluluklardır.

Bu travmatik durumun üzerine konuşacağı kimse de olmadığı için yaşadığı yoğun duygularla nasıl başa çıkacağını bilemedi ve bu durum agresyon göstermesine neden oldu. Özellikle anneden bahsedildiği zaman nefret söylemleri ile bu durumu açığa vurmaya başladı. Filmde annesi olan çocukları kıskandığı ve babasıyla diğer anneleri karşılaştırdığı durumlar olduğu da gözlemleniyor. Anne 2 sene sonra dönmüş olsa da onunla ilgili herhangi bir olumlu duygu gözlemlenmiyor ve artık dikkatini çekmiyordu. Velayet davasının gündeme gelmesiyle “şimdi odam neresi olacak?”, “oyuncaklarımı nereye koyacağım?”, “bir gece bile olsa beni aramayı unutma baba.” gibi cümleler kurmasından bu durumun yeni kaygılara neden olduğu anlaşılıyor.

Yaşanan sorunlara karşın Billy’nin bu süreç ile sağlıklı bir şekilde başa çıkabildiği gözlemleniyor. Bunda Billy’nin güçlü içsel kaynaklara sahip olmasının payı olabilir. Babası ile arasındaki ilişkinin olumlu yönde ilerlemesi ve babasının yaşananları Billy’e açıklamaya çalışması, Billy’nin sosyal çevresi ile pozitif bir ilişki içerisinde olması da koruyucu faktörlerden bazılarıdır diyebiliriz.

Filmin başında Joenna Billy’i bırakacağı gece uyumadan önce “yatak böceklerinin seni ısırmasına izin verme” diyor. İlerleyen zamanlarda bu sefer Billy babası onu yatırdığında, Ted’e bu cümleyi kuruyor. Buradan bu Joanne ile olan yakınlığının babasına aktarıldığı sonucunu çıkarabiliriz.


Merve Nur İşçi


 

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.