Belgesel Analizi: Babies


Namibya, Moğolistan, Tokyo ve San Francisco’dan gelen dört farklı bebeğin hayatını anlatan Babies belgesel filmini inceleyeceğiz. Farklı kültürlerde ve ülkelerde doğan bu bebeklerin her birinin yaşadığı ortamdaki gelişimini incelemek sizin de ilginizi çekebilir.

Bebekleri Tanıyalım

Bebeklerden ikisi ekonomik düzeyi düşük ülkelerden, diğer ikisi ise zengin ülkelerden gelmektedir ve dört bebek de eşit derecede memnun ve sağlıklı görünüyorlar. Japon ve Amerikalı bebekler, ilerideki hayatlarında başarıya daha çabuk ulaşabilmeleri için bir dizi bebek eğitimlere tabi tutuluyorlar. Bu sayede bu bebeklerin geleceklerinde daha başarılı olabileceklerini düşünüyorum. Afrikalı bir bebek olan Ponijao, diğer zengin bebeklerin oynadığı Disney karakterleriyle süslenmemiş olsa da, annesinin onun için kendine özgü çubuklar yaptığı toprak zeminli bir orman kulübesinde yaşıyor. Bu çubuklarla oynamak bebekler için çok zevklidir ve onların gelişimleri açısından da oldukça önemlidir. Çünkü çocuklar oyun esnasında hem hayal güçlerini hem de iletişim becerilerini geliştirir.

Çevrenin Gelişime Etkisi

Bu bebekler farklı ortamlarda yaşadıkları için farklı şekillerde gelişmelerini beklemek mantıklı olacaktır. Öncelikle, bu yaştaki bebekler için özel olarak tasarlanmış aktiviteler yoktur ancak bilişsel gelişimlerini gösteren bazı aktiviteler vardır.

Hattie ve Mari, oyuncaklar gibi birçok şeyi bulabilecekleri teknolojiye sahip şehirlerde yaşarken, Ponijao ve Bayar kırsal alanlarda etkileşime girer. Bu alanlarda oyuncak imkânı çok fazla olmamasına karşın çevreleriyle etkileşime girerler. Ayrıca, Bayar dışında her bebeğin dil gelişimi normal bir şekilde ilerledi. Ebeveynleri onlarla etkileşime girdiğinde, bebekler gevezelik eder. Bayar’ın annesi diğer annelere kıyasla bebeğiyle fazla iletişimde bulunmuyor bu yüzden de Bayar’ın dil gelişimi diğerlerine göre daha yavaş ilerliyor. Hattie’nin annesi ona kitap okurken, Mari babasıyla sohbet ederdi. Ponijao ise sürekli ailesiyle çevrilidir.

Bağlanma Kuramı

Bir bebek için önemli gördüğüm şeylerden birisi ebeveynleriyle geliştirdikleri bağlanma şeklidir. Bu yüzden size Bağlanma Teorisi ile ilgili kısa bilgi yazmak istiyorum. Bağlanma teorisi, psikolojide bireyin, başka bir kişiden yakınlık bekleme eğilimi ve bu kişi yanında olduğunda bireyin kendisini güvende hissetmesidir. Bazı bağlanma kuramcılarına göre bir kişinin erişkinlikte başka insanlarla kuracağı ilişkinin niteliği ve insanlardan beklentileri, bu kişinin küçüklüğünde annesiyle kuracağı bağlanma ilişkisi ile belirlenir. Anne ve çocuk arasındaki sıcak duygular, özellikle korku ve stres anlarında birbirlerine sağladıkları rahatlık ve destek bağlanmayı oluşturur. Yeni doğan bir bebek beslenmek, temizlenmek, ısınmak, korunmak, kısaca yaşayabilmek için anneye ya da başka bir bakıcıya muhtaçtır. Eğer bağlanma düzgün bir şekilde sağlanamazsa ileriki dönemde dahil olmak üzere bebek birçok açıdan olumsuz etkilenebilir ve bunun düzeltilmesi için destek alması gerekebilir.

Sosyal Gelişim

Diğer bir konu da bebeklerin başkalarıyla iletişim kurma şeklidir. Ponijao, kırsal kesimde yetişmesinin bir sonucu olarak kalabalık bir ortamda büyüyor. Annesi ve geniş ailesi ile güçlü bir bağ kuruyor. Tıpkı Ponijao gibi Bayar da kırsal bir bölgede yaşıyor ancak Ponijao’nun ailesiyle olan etkileşiminin aksine ailesi onunla yeterince etkileşime girmiyor. Ağabeyinin kendisine yaptığı sert muamele sonucu zaman zaman ağlayan Bayar, üzüntüsünü ya da öfkesini dile getiriyor. Bu, gelecekte Ponijao’dan daha saldırgan bir çocuk olabileceğini düşünmemize neden oluyor. Öte yandan, Mari ve Hattie için etkileşim kurmanın en iyi yolu kendi yaşlarındaki arkadaşlarıyla bir sınıf ortamında olmak olacaktır. Bunun en temel sebebi de her iki bebeğin kardeşinin olmamasından dolayıdır. Bu yüzden akranlarıyla sosyalleşmek için en iyi yer yaşıtlarla dolu bir sınıf olacaktır. Elbette bu sosyalleşme yöntemi her bebek için en iyi yol olmayabilir. Örneğin, Hattie başkalarıyla etkileşim kurmak istemediğini açıkça belirtti ve sınıftan ayrıldı.

Sonuç olarak, tüm bebekler yetiştirildikleri ülke ve kültür bağlamında gelişirler. Bebekler, yaşam tarzları ne olursa olsun, her zaman aynı gelişim sürecinden geçeceklerdir. Bebeklerden bazıları diğerlerinden daha hızlı gelişebilir, bu da gelişimin değiştiğini ve çevrenin önemli bir rol oynayabileceğini bizlere düşündürtmektedir.


Çağla Sarıga


Bir cevap yazın