Film Analizi: Kemiklerine Kadar (To the Bone)


Bu film yeme bozukluklarıyla mücadele eden kişiler tarafından oluşturulmuştur.

Künye

Ülke: ABD
Yapım yılı: 2017
Tür: Dram
Süre: 1s 47dk
Yönetmen: Marti Noxon
Oyuncular: Lily Collins, Keanu Reeves, Carrie Preston, Liana Libertino, Lili Taylor, Brooke Smith, Keanu Reeves

Karakterler

Ellen (Lily Collins)

20 yaşında üniversiteyi bırakan ve çizimlerini internette yayınlayan bir artist olan Ellen yeme problemleri yaşamaktadır. Ebeveynleri boşanmıştır. Üvey annesi, üvey kız kardeşi ve onunla hiç ilgilenmeyen babasıyla yaşamaktadır. Ayrıca, çok hazır cevap, zeki ve hayata dair farkındalığı yüksek bir kızdır. Sosyalleşmeye ilgi duymamakta ve hayata dair bir tutkusu veya bağlılığı kalmamıştır.

Üvey anne (Carrie Preston)

Ellen’ın kilosuna takıntılı ve tedavi görmesi için baskı uygulayan bir karakterdir. Ellen’a alışılmadık yöntemleriyle tanınan Dr. Beckham tarafından yönetilen yeme bozukları tedavi merkezinde bir yer bulur.

Üvey kız kardeş (Liana Libertino)

Ellen’la aralarındaki bağ çok kuvvetlidir. Ellen’ın tek sosyal desteği ve güvendiği kişidir.

Judy (Lili Taylor)

Ellen’ın öz annesidir. Ellen 13 yaşındayken, Judy eşcinsel olduğunu açıklar. Şimdi, Ellen’dan ve sorunlarından uzakta sevgilisi Olive’le birlikte bir at çiftliği işletir. Ellen’la araları iyi değildir.

Olive (Brooke Smith)

Judy’nin sevgilisi.

Dr. Beckham (Keanu Reeves)

Ellen’ın geleneksel olmayan tedavi yöntemiyle çalışan psikiyatristidir. Ellen’a karşı tedavi süreci boyunca dürüst ve sert bir tavrı vardır. Bilişsel Davranışçı yaklaşımını benimseyerek tedavi merkezindeki hastaları tedavi eder. Aynı zamanda, kamptaki hastalarıyla birlikte dışarı çıkar onları hem zorlar hem de hayata karşı bağlılıklarını arttırıcı aktiviteler yaptırmaya çalışır. Ellen’ın ailesini de tedavi sürecine katmaya çalışsa da pek olumlu sonuç alamaz.

Luke (Alex Sharp)

Dr. Beckham’ın tedavi merkezinde Aneroksik bir balerindir. Ellen’la hastalığının dilinden konuşarak özel bir bağ kurmuşlardır.

Filmin Analizi

Film bir medya eleştirisiyle başlar. “Sanki televizyonu her açtığında ya da bir dergiye baktığında diyor ki ‘Aman Tanrım, bu pasta çok lezzetli.’ Ödülün falanmış gibi. Sonra sayfayı çeviriyorsun ve orada üzgün, şişman, bir ‘Önceki hali’ kızı var ve ‘Kendimden nefret ediyorum.’ diyor. Sonra zayıf, “Sonraki hali” kızı, ‘Diyet yaptım, artık herkes beni seviyor.’ diyor.

Film “Anoreksiya nervoza” tanısı konulan Ellen’ın tedavi programını sabote ettiği düşüncesiyle tedavi programından çıkarılmasıyla devam eder. Dr. Beckham’ın kurduğu sadece yeme bozukluğu hastalarının bulunduğu bir tedavi merkezine üvey annesi tarafından zorla yollanır. Orada birbirinden farklı yeme bozukluğuna ve tedavi safhalarına sahip insanlarla tanışır ve birbirlerine sosyal destek vererek iyileşmeye başlarlar. Her şey iyi gidiyor gibi gözükse de küçük bir kıvılcım Ellen için tüm iyileşme sürecini başa sarar. Ellen kampı terk eder ve hayatı için bir karar vermesi gerekir. Ya yaşamayı seçecektir ya da ölümü. Karar vermek için soluğu ondan uzakta yaşamayı tercih eden öz annesinin yanında alır.

Anoreksiya Nervoza Nedir?

DSM 5, Aneroksiya nervozayı, enerji alımının yaş, ölçü, cinsiyet, gelişimsel yörünge ve fiziksel sağlık bağlamında önemli ölçüde kısıtlanması ve minimum düzeyden daha düşük bir kiloya sahip olma şeklinde açıklamıştır. Ayrıca diğer belirtilerinde kilo almaktan veya şişmanlamaktan duyulan yoğun korku veya önemli ölçüde düşük bir kiloda olmasına rağmen kilo alımını engelleyen ısrarcı davranışlar yer almaktadır.

Özellikle kişinin öz algısında bedeniyle alakalı yoğun bir bozukluk ve kendini değerlendirmede kilosunun ciddiyetinin farkına varmada güçlük görülmektedir (Amerikan Psikiyatri Birliği, 2013).

Ellen’da ise yedikten sonra mekik çekme, sürekli bir şekilde kolunun parmakları arasına sığıp sığmadığını düşünme gibi takıntılı davranışlar görebiliriz. Ayrıca Ellen sağlığını tehdit edecek derecede düşük bir kiloya sahip olmasına rağmen kendini kilolu buluyordu. Bu davranışı benlik algısında bozukluk olarak nitelendirebiliriz. Hatta filmde vücudu artık kendini ısıtacak bir yağ kütlesi bulamadığı için uzun sarı tüyler çıkartmaya başlayacak kadar düşük bir kilodaydı.

Ellen’ı Yeme Bozukluğuna İten Nedenler Neler Olabilir?

Çoğu ruh sağlığı problemlerinin nedenlerinin başında geldiği gibi Ellen’ın da genetik geçmişi ve ailesiyle yaşadığı sıkıntıların onu tetikleyen faktörlerden olabileceğini düşündürdü. Annesinin lohusalık depresyonuna, duygu durum bozukluğuna sahip olduğunu, kızının ergenliğinde sorunlarından dolayı kızıyla birlikte yaşamak istememesi ve babasının zaten kızının hayatında bulunmamasını düşününce ailesiyle güvenli bir bağlanma kuramadığı düşünülebilir. Ellen kendi ailesi içinde fark edilmeyen ve görünmediğinin de farkında olan bir kızdı. Ayrıca, onun yaşadığı bu farkındalık onu ebeveynleriyle, özellikle babasıyla olan ilişkisi için umutsuzluğa sürüklemişti.

Araştırmalar anoreksiya nervoza hastalarının üçte birinden fazlasının aileleriyle yaşadıkları işlevsel bozuklukların yeme bozukluklarının gelişimine katkıda bulunan bir faktör olduğunu bildirir (Tozzi ve ark., 2003).

Ellen aneroksiya nervozayla alakalı hissettiklerini çizime aktarıp onları sosyal medyada paylaşıyordu. Ellen’ın hesabını takip eden bir kız, bunun yüzünden kendini öldürmüş ve fotoğrafları ona atılmıştır. Yaşadığı bu olaydan dolayı Ellen kendini çok suçlu hissetmektedir. Bu travmatik deneyim hastalığının ciddiyetinin daha da artmasına ve psikolojik hassaslığının artmasına neden olmuştur.

Lisede ve diğer yerlerde edindiği deneyimler (örn. medya, aile, arkadaş çevresi) bilinç dışına yerleşen düşünceler Ellen’ı bu hastalığa itmiş olabilir. Örneğin, erkeklerin kadın bedenleri hakkındaki düşünceleri, dergi ve reklamlardaki zayıf insanların mutlu yüzleri belki de Ellen’ı ‘mutlu olmam için zayıf olmam gerek’ düşüncesine itmiş olabilir.

Keyifli seyirler…


Spoiler

Öz annesinin Ellen’la küçükken kuramadığı bağı, 20 sene sonra o bağı tekrar kurmaya çalışmasıyla (tıpkı bir bebekmiş gibi kucağında biberonla süt içirip, ninni söylemesi ve sallaması) Ellen tam ölümü seçmişken o gece gördüğü rüyayla yaşamaya devam edebilmesine neden olmuştur. Filmin sonunda anne-çocuk bağlanmasına yapılan bu önemli vurgu, filmin dikkatimi çeken karelerinden biriydi…


Elif Cilmeli


Kaynaklar

  • American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and statistical manual of mentaldisorders (5th ed.). WashingtonDC: Author.
  • Tozzi, F., Sullivan, P. F., Fear, J. L., McKenzie, J., & Bulik, C. M. (2003). Causes and recovery in anorexia nervosa: The patient’s perspective. International Journal of Eating Disorder, 33, 143–154. doi: 10.1002/eat.10120

 

Bir cevap yazın