Ayna Evresi
Çocuğun aynadaki yansımasını kendisi olarak tanıması ile başlamasını ifade eder. Çocuk, henüz bedensel hakimiyetini tamamlamamışken aynada gördüğü imgeyle özdeşleşir. Bu durum, kendi imgesine yabancılaşmasının ve ego oluşumunun temelini oluşturur. Yani çocuğun gördüğü bütünlük algısı çocuğun kendisinde bir yabancılaşma oluşturmaktadır.
Lacan’ın Üç Düzeni
- İmgesel: Çocukluktan beri kurulan ideal benlik ve yanlış bütünlük hissi burada yer alır.
- Simgesel: Dil, yasalar, toplumsal kurallar. Bireyin dilin içine doğarak bu yapıya dahil oluşunu ifade eder.
- Gerçek: Simgesel olanın dışında kalan, dille tam anlamıyla ifade edilemeyen, simgeleştirilemeyen alandır.
- Bilinçdışı ve Dil: Lacan “bilinçdışı dil gibi yapılanmıştır” der. Lacan’ın kuramlarının temelinde dil yatar.
- Arzu: Lacan için arzu, biyolojik bir ihtiyaçtan ziyade, dilin yarattığı bir “eksiklik”ten doğar. Arzu sürekli olarak nesne değiştirir ve birinden diğerine doğru hareket eder. “İnsanın arzusu, Öteki’nin arzusudur” (Seminer XI , s. 235)
“Psikanalizi gerçeğe uygun bir yola döndürmek için, analizin insanın arzularının açığa çıkarılmasında bu kadar ileri gidebilmesinin, nevrozun damarlarında ve bireyin marjinal öznelliğinde, onu beklenmedik bir derinlikte modelleyen bir arzuya özgü yapıyı – yani, arzusunun tanınmasını isteme arzusunu – izleyerek mümkün olduğunu hatırlatmakta fayda var. İnsanın arzusunun diğerinin arzusunda yabancılaştığının kelimenin tam anlamıyla doğrulandığı bu arzu, aslında, kaynak, amaç ve nesnelerindeki mantıksal ikamelerin tüm değişkenliklerine uygun olarak, analizde keşfedilen dürtüleri yapılandırır” ( Ecrits , 343).
Lacan’ın Edgar Allen Poe Üzerine İncelemesi
Hikâyede bir mektup çalınır ve bakanın gözü önündedir ama kimse onu göremez. Mektup sürekli el değiştirir ve mektuba sahip olan herkes belirli bir davranış kalıbına sürüklenir.
Lacan üç fikir ortaya koyar;
- Mektup gösterendir: (Lacan’ın deyimi ile Signifier) Mektubun içeriği öyküde anlamsızdır. Asla içindekiler açılmaz. Lacan’a göre mektup saf bir simgedir.
- Özne gösterenin etkisindedir: Biz kendimizi özne olarak görür ve özgür olduğumuzu savunuruz ancak öyküde mektup kimin eline geçerse onu hakimiyet altına alır.
- Dil bizi ele geçirir: Biz dili kullandığımızı, özgür olduğumuzu sanırız. Oysa dil bizden önce de varolan bir gösteren zinciridir. Anlam bizi ele geçirir, biz anlamı değil.