Bugün Türkiye’de psikolojinin ampirik ve deneyimsel temelleri, yıllar önce atılan “tecrübi” adımlara dayanır.

Psikoterapi odasında duygu, düşünce ve davranışları anlamlandırırken, psikologlar gücünü yüzyılı aşkın bir bilimsel birikimden alır. Türkiye’de psikoloji biliminin kökleri, felsefi tartışmalardan ayrışıp “deneyimsel” ve “ölçülebilir” bir bilim dalı olmaya doğru uzun bir yolculuk geçirmiştir.

Bugün modern psikoterapi ekollerini (örneğin Bilişsel Davranışçı Terapi) uygulayabilmek, ülkemizde bu bilimin temellerini atan öncü kurumlara ve bilim insanlarına dayanır. Peki, Türkiye’de psikoloji biliminin meşalesi ilk nerede yakıldı? İşte ülkemizde kurulan ilk 3 psikoloji lisans programı ve bu programları kurucuları:

1. İstanbul Üniversitesi: Türkiye’de Psikolojinin Doğuşu ve “Tecrübi” Adımlar (1915 – 1937)

Türkiye’de psikolojinin akademik bir disiplin olarak tarih sahnesine çıkışı İstanbul Üniversitesi’ne (o dönemki adıyla Darülfünun) uzanır.

  • İlk Kıvılcım (1915): Almanya’dan gelen Prof. Dr. Georg Anschütz, deneysel psikolojiyi Türkiye’ye tanıtan ilk isimlerdendir. Ancak savaş koşulları nedeniyle bu süreç kısa sürmüştür.
  • Umumi Psikoloji (1919): Türkiye’de psikolojinin gerçek anlamda bir Türk öncüsü tarafından sahiplenilmesi, Ord. Prof. Mustafa Şekip Tunç’un Cenevre’den dönerek Umumi (Genel) Psikoloji Kürsüsü’nün başına geçmesiyle başlar.
  • Bağımsız Bir Bilim Dalı Olması (1937): Psikolojinin bağımsız ve tam teşekküllü bir lisans ve araştırma programı haline gelmesi 1937 yılına rastlar. Nazi Almanyası’ndan kaçarak Türkiye’ye sığınan Ord. Prof. Dr. Wilhelm Peters, “Tecrübi (Deneysel) Psikoloji Kürsüsü”nü kurmuştur. Peters’in kurduğu psikoloji laboratuvarı ve kütüphanesi, Türkiye’deki ilk bilimsel/ampirik psikoloji eğitiminin temellerini atmış ve bölüm ilk resmi lisans mezunlarını 1938’de vermiştir.

2. Ankara Üniversitesi (DTCF): Sosyal Psikolojinin Dünyaya Açılan Kapısı (1936)

Cumhuriyet döneminin önemli kurumlarından biri olan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (DTCF), psikolojinin Anadolu’daki ilk kurumsal merkezidir.

  • Kuruluş ve Öncüler: 1936-1937 yıllarında Felsefe Enstitüsü çatısı altında oluşturulan psikoloji kürsüsünün kuruluşunda Amerikalı Prof. Carroll C. Pratt ve dünya çapında gururumuz olan Prof. Dr. Muzaffer Şerif (Muzafer Sherif) yer almıştır.
  • Bilimsel Katkısı: Özellikle Muzaffer Şerif’in bu dönemde yaptığı “Otokinetik Etki Deneyi” (sosyal normların nasıl oluştuğunu laboratuvar ortamında kanıtlayan deney), sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada sosyal psikoloji literatürünün temel taşlarından biri olmuştur. Bölüm, ilerleyen yıllarda bağımsız bir lisans programı olarak binlerce uzman yetiştirmiştir.

3. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ): Modern ve Sistematik Eğitim (1959)

Türkiye’de psikoloji eğitiminin modernleşmesi ve İngilizce literatürle doğrudan, eş zamanlı bir entegrasyon sağlanması ODTÜ Psikoloji Bölümü’nün kuruluşuyla ivme kazanmıştır.

  • Kuruluş ve Öncüler: Bölüm, üniversitenin kuruluşundan üç yıl sonra, 1959 yılında açılmıştır. Kuruluşunda Fulbright profesörü Frederick McKinney ve doktorasını ABD’de tamamlamış endüstri psikoloğu Dr. Hasan Tan önemli roller üstlenmiştir. 1960 yılında ünlü sosyolog Mübeccel Kıray’ın da katılımıyla program zenginleşmiştir.
  • Bilimsel Katkısı: ODTÜ Psikoloji Bölümü; gelişim, öğrenme, sosyal psikoloji ve endüstriyel psikoloji gibi modern alt dalları ilk günden itibaren ders programına sistematik olarak ekleyen öncü bir yapıya sahip olmuştur. İlk lisans mezunlarını 1963 yılında vermiştir.

Geçmişten Geleceğe Psikoloji

Türkiye’de psikolojinin tarihi, felsefeden kopup laboratuvara giren, oradan da insan doğasını anlamak üzere terapi odalarına uzanan bir yolculuktur. Bugün Mona Psikoloji de bilimsel temellere dayanan, etik standartlara sıkı sıkıya bağlı ve insanı ve aileyi merkeze alan ekollerle bu değerli bilimsel mirası yaşatmaya devam ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close